Anti-Aging kategorisi arşivi
Cildinizin Genç Kalması için 10 Anti Aging Önerisi
curiotive tarafından, Anti-Aging, Beslenme, Genel Sağlık kategorisi altında, Ocak 17th, 2010 tarihinde gönderildi
1-Sigarayı Bırakın.Sigara tüm bedeninizi ve özellikle de cildinizi çabuk yaşlandırır. Teni soluk yapar.
2-Cildinizi güneşten koruyun. Güneş cildinizin çabuk yaşlanmasına ve güneş lekelerinin oluşmasına neden olur. Güneşe çıkacaksanız nemlendiricinizi unutmayın.
3-Diyetinizi düzenleyin. Diyetinize antioksidan açısından zengin olan taze sebze ve meyveleri ve tam buğdayı ekleyin. Özellikle C ve E vitamini cildinizin kalojenini yeniler. Yazının devamını oku »
Yüzmenin Vücudumuza Etkileri Nelerdir?
curiotive tarafından, Anti-Aging, Spor kategorisi altında, Eylül 13th, 2009 tarihinde gönderildi
Hem de dinlendirici, hem serinletici hem de eğlenceli bir spor olan
yüzme, zihinsel ve fiziksel faydalarının yanında diğer bazı kara sporlarını yapmayı kısıtlayıcı fiziksel sınırlamaları olan kişilerinde kolayca yapabileceği bir spor olması açısından önemlidir.
Faydaları şu şekilde sırlanabilir:
- Dolaşımı düzenler.Varis gibi hastalıklarda faydalıdır.
- Adalelerinizi geliştirir ve denge sağlar.
- Kalbi güçlendirir.
- Dayanıklılık ve esnekliğinizi geliştirir.
- Fiziksel görünümünüzü değiştirir.
- Kilo kontrolünü sağlar.
- Stres ve gerilimi azaltır.
- Eklem iltihabı gibi hastalıklarda eklemleri ve bağları daha az zorladığından önerilen egzersiz tipidir.
- Haftada 3 gün yüzme önerilir. 1 saat yüzme ortalama 500 kalori harcatır.
- Enerji verir.
- Kas güçsüzlüklerini tedavi eder.
- Şişmanlarda, hamilelerde ve hareketsiz kişilerde özellikle yararlıdır. Çünkü suda yapılacak egzersizler eklemleri ve bağları daha az zorlamaktadır. Sudaki vücut ağırlığı karadakinin 10 misli azalır.Suda yapılan rehabilitasyonun fizik tedavinin etkin bir formu olduğu kanıtlanmıştır.
Kalp-dolaşım sistemi üzerindeki etkileri ise şu şekildedir:
Yüzücülerdeki dolaşım sistemi diğer spor dallarındaki sporculara oranla farklılıklar gösterir. Bu durum, su içindeki vücudun yatay pozisyonda olmasına bağlıdır. Bu pozisyonda kalp kan ile tamamen dolar ve sonuçta kalbin tek bir kasılışında daha fazla kan vücuda pompalanır.Su içinde, suyun kaldırma kuvveti yerçekimine karşı koyar. Bu konumda kalp, kanı yer çekimine karşı atmak zorunluğunda kalmaz.
Saç Boyalarının Zararları Neler?
curiotive tarafından, Anti-Aging, Hastalıklardan Korunma kategorisi altında, Eylül 3rd, 2009 tarihinde gönderildi
Kadınların çoğu aynaya baktığında kendinde bir değişiklik görmek istiyor. Bunun da en popüler yolu saç rengini
değiştirmek. Bunu yaparken kimyasal boyaları mı yoksa doğal boyalar mı kullanmalı, hangisini seçmeli?
Saçları Boyarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yiyip içtiklerimizin “içindekiler” listesine bakıyoruz ama vücudumuza sürdüğümüz bakım ürünlerinin, boyaların, krem ve parfümlerin içinde ne olduğuna bakmak pek aklımıza gelmiyor. Oysa, derimiz de üzerinde bulunan maddeleri kan dolaşımına aktarma kabiliyetine sahip.
Saç boyası üretiminde kullanılan kimyasallardan 22 tanesi Avrupa ülkelerinde yasaklandı. Amerikalı bir çevre örgütünün incelemesinde birçok saç boyasının “çok zararlı” olduğu görüldü.
Doğal Saç Boyaları Hangileridir?
Kına en bilenen doğal saç boyası. Avantajı çivit, papatya gibi diğer doğal boyaların saç sağlığına verebileceği tehlikelerin hiçbirini bulundurmaması.
Hem saç boyası hem de dövme yapımında kullanılan kına; Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Hindistan’da yetiştirilen bir bitkiden elde ediliyor.
Bu bitkiden elde edilen renkler sarıdan kırmızıya kadar değişirken esmer veya turuncu tonlarında. Bunlardan da maun ve kumral yansımalar elde ediliyor.
Birçok doğal boya kına kullanılarak yapılıyor. Ancak, bu bitki fazla bir renk seçeneği sunmadığından bazı üreticiler kına ile çivit gibi farklı karışımlar yoluna gidiyor.

Organik saç boyaları “organik” değil!
• Doğal olduğu iddia edilen ürünlerde BDIH (kontrol edilmiş doğal kozmetik) sertifikası aranmalı. Sentetik koku, renk ve konserve edici madde parafin ve diğer petrol kökenli maddeler içermemeli.
• Ambalajında “organik” yazan her boyanın organik olmadığı, özellikle kimyasal saç boyası kullanmaları kadın-doğum uzmanlarınca önerilmeyen hamile kadınlar bu konuda dikkat etmeli.
Kimyasal Saç Boyalarının Zararları Neler?
• Kafaya pek takmadığımız bu “içinde ne var” sorusu, Amerikalı çevre örgütü EWG’nin kafasına çok takılmış. Binlerce kozmetik ürününü inceleyip içinde hangi maddeler olduğuna bakmışlar.
• Aslında bu gizlenen bir şey değil, küçücük harflerle de olsa çoğu ürünün üstünde yazıyor. Yaptıkları şey daha ilginç; içindekiler listesinde bulunan kimyasalların sicilini de dökmüşler.
Boyanın içinde bu maddeler varsa dikkat!
Bu 22 kimyasal maddeyi içeriyorsa saçınıza sürdüğünüz boya size zarar veriyor. İşte o liste:
• 6-Methoxy-2,3-Pyridinediamine
• 2,3-Naphthalenediol
• 2,4-Diaminodiphenylamine
• 2,6-Bis(2-Hydroxyethoxy)-3,5-Pyridinediamine
• 2-Methoxymethyl-p-Aminophenol
• 4,5-Diamino-1-Methylpyrazole
• 4,5-Diamino-1-((4-Chlorophenyl)Methyl)-1H-Pyrazole Sulfate
• 4-Chloro-2-Aminophenol
• 4-Hydroxyindole
• 4-Methoxytoluene-2,5-Diamine
• 5-Amino-4-Fluoro-2-Methylphenol Sulfate
• N,N-Diethyl-m-Aminophenol
• N,N-Dimethyl-2,6-Pyridinediamine
• N-Cyclopentyl-m-Aminophenol
• N-(2-Methoxyethyl)-p-phenylenediamine
• 2,4-Diamino-5-methylphenetol
• 1,7-Naphthalenediol
• 3,4-Diaminobenzoic acid
• 2-Aminomethyl-p-aminophenol
• Solvent Red 1 (CI 12150)
• Acid Orange 24 (CI 20170)
• Acid Red 73 (CI 27290)
Yoga Nedir? Yoganın Faydaları Nelerdir?
curiotive tarafından, Anti-Aging, Genel Sağlık, Spor kategorisi altında, Eylül 1st, 2009 tarihinde gönderildi
“Yoga” kelimesi Sanskritçe’de hem “bütünlük” (union) hem de “disiplin” anlamina gelen bir kelimedir.
Yoga basit ve doğal bir süreçtir ve binlerce yıldır bilinmektedir. Dünya tarihinin bu kritik ve karmakarışık döneminde, Sahaja Yoga, tüm sıradan insanlara huzur dolu bir sükunet ve derin ruhani kuvvet kazanma imkanını vermektedir.
Bizi meydana getiren fiziksel, ruhsal (enerji) ve akılsal vücudumuzu bir bütün olarak algılayarak disipline etmemize yarayan bir çalışmadır.
Yoga bir din degildir. Bir yaşama biçimidir. Bize yaşama sanatını ögretir.
Sağlığınızı önemsiyorsanız, hep zinde kalmak ya da yaşlanma sürecini yavaşlatmak istiyorsanız, yogayı denemelisiniz. Yoganın sağlığa faydalarından yalnızca birkaçı şunlardır:

- Nefes alma teknikleriyle (pranayama) ve fiziksel duruşlarla (asanas) yoga, dolaşımı hızlandırarak, cildin yenilenmesini sağlayan besin ve oksijen akışını düzenler.
- Genel sağlığınızı cildinizin sağlığını bozan stres hormonlarının seviyesini düşürmeye yarar.
- Sinir sisteminizi rahatlatmasının hem fiziksel hem de zihinsel artıları vardır.
- Yüzdeki kırışıklıkları yumuşatır, kan dolaşımını ve lenf akışını düzenler, sindirimi kolaylaştırır, hormonla sistemi ve eklemleri güçlendirir.
- Duruşların bir kısmı aynı zamanda iç organlarınıza yapılan birer masaj gibidir,onların toksinlerden arınmasına yardımcı olur. Siz lenfatik sisteminizi uyardığınızda, toksinlerden kurtulmanız daha kolay olur ve bu da daha temiz bir cilt demektir.
- Yoga aynı zamanda daha rahat uyumanızı da sağlar.
Antioksidan İçeren Besinler Nelerdir?
curiotive tarafından, Anti-Aging, Antioksidanlar, Beslenme kategorisi altında, Ağustos 27th, 2009 tarihinde gönderildi

Doğal ve organik besinlerde bol antioksidan vardır. Bitki ne kadar doğal yetişmişse o kadar kuvvetli bir antioksidandır; çünkü dış destek almadan büyümüş ve çevrenin zararlı faktörlerine karşı kendini korumak için yoğun antioksidan üretir. Bu besinleri tüketen insanlarda yoğun antioksidan almış olurlar. Bu sebeple, tarım ilaçları, hormonlar, yapay gübreler, kullanılmadan yetişen bitkiler sağlık açısından çok daha faydalı oluyor.
Örneğin bu nedenlerden tarla domatesi, sera domatesinden çok daha faydalı oluyor. Ya da yüksek rakımda yetişen besinler, güneşin zararlarına karşı kendilerini korudukları için, alçak yerlerde yetişenlere göre daha faydalı oluyorlar.
En kuvvetli antioksidanlar:
- Resveratrol (üzüm)
- Kateşinler (yeşil ve siyah çay)
- Antosiyaninler (karadut, kiraz, böğürtlen)
- Koenzym Q 10 (deniz ürünleri)
- Likopen (domates, karpuz)
- Alpha lipoic acid (et, mayalar)
- Beta Karoten (havuç, kavun)
- C vitamini (portakal, biber, yeşil otlar)
Üzüm Çekirdeği
curiotive tarafından, Anti-Aging, Antioksidanlar, Beslenme kategorisi altında, Ağustos 26th, 2009 tarihinde gönderildi
Üzümün medikal ve besleyici değeri binlerce yıl öncesinde kullanılmaya başlamıştır. Mısırlılar, bu meyveyi en az
6 ,000 yıl önce tüketmeye başlamışlardı. Birçok Yunan filozof üzümün iyileştirici gücünü övmüştür. Avrupa’da halk şifacıları üzüm suyundan cildi ve göz hastalıklarını iyileştirici bir krem geliştirmiştir. Üzüm yaprakları kanama, inflamasyon ve ağrıyı durdurma gibi bir çok nedenle kullanılmıştır.
Tüketimi kolaylaştırarak müşteri çekmek için çekirdeksiz çeşitleri geliştirilmiş olsa da, günümüzde araştırmacılar, üzümün sağlık açısından faydalarının büyük ölçüde çekirdeğinden geldiğini görmüşlerdir.
Diğer faydalarının yanısıra, üzüm çekirdeğinin içindeki aktif bileşiklerin antioksidan etkileri olduğuna inanılmaktadır. Gönüllüler üzerinde yapılan araştımalar, üzüm çekirdeği özütü (extrat) içeren besin desteklerinin kandaki antioksidan seviyesini yükselttiği görülmüştür. Bu özelliği sayesinde üzüm çekirdeği vücudu hastalıklardan ve yaşlanmadan koruyucu özellik göstermektedir.
Yeşil Çay Mucizesi
curiotive tarafından, Anti-Aging, Antioksidanlar, Beslenme kategorisi altında, Ağustos 26th, 2009 tarihinde gönderildi

-
- Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır. (27)
- Yeşil çay deri kanserine yol açan ultroviyole ışınların zararından korur. (28)
- Tümörü küçültür.
- Antioksidandır.
- Yeşil çaydaki antioksidan E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.
- Kolestrolü düşürür.
- Tansiyonu ayarlar.
- Kan şekerini ayarlar.
- Bakterileri öldürürür.
- Grip virüsünü öldürür.
- Ağız kokusunu önler
- Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde :
- Stresi azaltır.
- Gribi önleyicidir.
- Yeşil çay içindeki kafein sayesinde :
- Performansı etkiler,yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır.
- İdrar söktürücüdür.
- İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.
- Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde :
- Kan damarlarını güçlendirir.
- Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde :
- Kan şekerini düşürür.
- Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde :
- Diş çürümesini engeller.
- Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde :
- Antioksidan olarak rol oynar.
- Yaşlanmayı geciktirir.

- Yeşil çay içindeki EGCG (Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde :
- Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.
- Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.
- Alzheimer’i önleyici
- Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor.
- Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.
- İçeriğindeki kateşin maddesi nedeni ile kolesterolü düşürür.
- Diş çürüklerine sebep olan bakterileri öldürerek çürükleri önler.
- Antioksidan özellikleri vardır. Bu özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olabilmektedir. İspanya’daki Murcia Üniversitesi ve İngiltere’deki Norwich Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü araştırmalar, yeşil çayda bulunan ‘polipenol EGCG’ maddesinden üretilecek olan ilaçlarla, çeşitli kanser hastalıklarının tedavisinin gerçekleştirilebileceğini ortaya koymuştur.
- Zihinsel aktivitelerde yarar gösterdiği ileri sürülmektedir.
Vitamin C (Askorbik Asit)
curiotive tarafından, Anti-Aging, Antioksidanlar, Beslenme kategorisi altında, Ağustos 26th, 2009 tarihinde gönderildi
İnsanlarda sentezlenemeyen bir antioksidandır. Bundan dolayı dışarıdan alınmalıdır.
Antioksidan olduğu gibi, diğer oksidan reaksiyonları da azaltır. Isıya hassas olduğundan pişirme sırasında bozunur.

|
Sebze-meyve |
Askorbik asit (g/100g) |
|
Kuşburnu |
0,450 |
|
Maydanoz |
0,180 |
|
Şalgam yaprağı |
0,130 |
|
Asma yaprağı |
0,120 |
|
Yeşil sivri biber |
0,100 |
|
Kara lahana |
0,094 |
|
Kivi |
0,090 |
|
Karnabahar |
0,080 |
|
Ispanak |
0,050 |
|
Çilek |
0,070 |
|
Kızılcık |
0,055 |
|
Portakal |
0,050 |
|
Limon |
0,050 |
|
Lahana |
0,042 |
|
Greyfurt |
0,043 |
|
Mandalina |
0,030 |
|
Şeftali |
0,028 |
|
Domates |
0,023 |
|
Ahududu |
0,022 |
|
Böğürtlen |
0,020 |
|
Taze fasulye |
0,020 |
|
Patates |
0,016 |
Not: (Verilen
Önemli Bir Antioksidan: Uyku
curiotive tarafından, Anti-Aging, Antioksidanlar, Uyku kategorisi altında, Ağustos 21st, 2009 tarihinde gönderildi
Uyku, sağlık ve mutluluğumuz için hayati derecede önemlidir. 
Ancak milyonlarca insan günümüzde yeterince uyumamakta ve uyku sorunları yaşamaktadır.
Uyuduğumuzda beynimiz önceki günün olaylarını sıralar, hafızayı sonraki güne hazırlar ve enerjiyi, ruhsal durumu, zihinsel aktifliği sağlayan hormonların salgılanmasını tetikler.
Bu işi tamamlaması için , beynin 7-8 saatlik uykuya ihtiyacı vardır. Bu süre azaldığında, konsantrasyon, yaratıcılık, ruhsal durum ve üreticilik aksar.
Bunların yanısıra, beynin gece salgılanmasını sağladığı çok önemli bir hormon vardır. Bu hormon biyolojik saati ayarlayan melatonin hormonudur. İnsanda biyolojik saati ayarlamasının dışında en önemli özelliği ise çok önemli bir antioksidan olmasıdır.
Melatonin hormonu ayrıca, vücuttaki reaksiyonları gerçekleştirdikten sonra ters reaksiyon göstermeyen (bazı antioksidanlar ters reaksiyon gösterip zararlı maddeler dönüşebilir ) ayrıca kan beyin düzeyini* geçen bir antioksidandır.
Ancak melatonin salgısı ışıktan etkilenen bir aktivitedir. Bu yüzden gece karanlıkta uyunmalıdır. Yapılan araştırmalarda ışık seviyesi arttıkça melatonin salgılanmasının azaldığı görülmüştür. Ayrıca melatonin salgılanması, manyetik dalgalardan etkilendiğinden, gece uyurken etraftaki elektrikli aletleri prizden çekmek faydalıdır.
Melatonin, kişiye göre değişmekle birlikte yaklaşık 23:00-05:00 saatleri arasında salgılanır.
*Blood brain barrier
http://en.wikipedia.org/wiki/Sleep
http://en.wikipedia.org/wiki/Melatonin
http://www.sleepfoundation.org/
http://blogs.harvardbusiness.org/hmu/2009/01/why-sleep-is-so-important.html?cm_mmc=npv-_-MGMT_TIP-_-JAN_2009_-MTOD0130
Sabah sporu faydalı mıdır?
curiotive tarafından, Anti-Aging, Spor kategorisi altında, Ağustos 17th, 2009 tarihinde gönderildi
Genlerin şifrelerini çözmeye çalışan bilim adamlarından Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu, sabah 07.00′de yapılan sporla kalbe ve dolaşıma gereksiz yere yüklenildiğini söyledi.
İnsan yaşamına yön veren genlerin şifrelerini çözmeye çalışan bilim adamlarına göre, sabah sporu sanıldığı kadar faydalı değil. Aksine, saat 07.00′de spor yapanlar kalbe yükleniyor. Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, İspanya’dan bilim adamlarının 2001′de başlattığı çalışmayla, insan yaşamına yön veren genlerin şifrelerinin çözülmesine çalışıldı.
Araştırmanın ekip başkanlarından biri Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu. Küfrevioğlu, “Saat 07.00 kan basıncının en keskin yükselmeye geçtiği an. Vücut zayıf safhada. Bu nedenle spor yapmaktan kaçınılmalı. Spor yapılırsa kalp ve dolaşıma gereksiz yere yüklenilmiş olur” diyor.
Prof. Dr. İrfan Küfrevioğlu’na göre saat 17.00, tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda olduğu için, spor adına en iyi saat… Nikotinin sağlığa en fazla zarar verdiği saatin 08.00 olduğuna işaret eden Küfrevioğlu, “Kahvaltıdan sonra içilen sigara, damarları her zamankinden daha da fazla daraltır” diyor.
Son Yorumlar