Kartal’da % 100 Ekolojik Pazar

%100 Ekolojik Pazar İstanbul Anadolu yakasında, 20 Aralık’ta Kartal Belediyesi ve Buğday Ekolojik Yaşamı ekolojik pazarDestekleme Derneği işbirliğiyle açıldı. Türkiye’de ilk %100 Ekolojik Pazar’ı yaklaşık dört yıl önce Şişli Belediyesi ortaklığı ile gerçekleştiren Buğday Derneği, uzun zamandır Anadolu yakasında bir ekolojik pazar açmak için belediyelerle görüşüyordu. Kartal Belediyesi’yle yapılan görüşmeler olumlu sonuç verince çalışmalara başlandı ve pazarın 20 Aralık’ta açılmasına karar verildi. Kartal %100 Ekolojik Pazar’da ekolojik sertifikalı meyve sebzelerin yanısıra geniş bir mamül ürün yelpazesi bulunacak. Ekolojik sertifikalı pamuk, makarna, ekmek, bakliyat, temizlik malzemeleri, şampuan ve tekstil ürünleri pazarda bulunacak çeşitlerden sadece birkaçı. Kartal ekolojik pazarı, Anadolu yakası için sadece sağlıklı bir alışveriş alanı değil, sürdürülebilir yaşam için bir çekim merkezi olarak tasarlanıyor. Pazar alanına kurulu, içinde ısıtma ve soğutma sistemleri bulunan çadırda tüm yıl boyunca ekolojiyle ilgili sohbetler, sürdürülebilir yaşam atölyeleri, sanat etkinlikleri, konserler gerçekleşecek.

, ,

Yorum yok

Saç Dökülmesi Nasıl Engellenir?

Aaaarg!Günde 50 -100 tel arası saç dökülmesi sağlıklıdır. Bu şekilde, dökülen saçların yerine yenisi çıkar ve saç sıklığı sabittir.

Ancak, bir çok neden fazla saç dökülmesine neden olabilir. En önemli neden genetik olmakla birlikte bir hastalık ya da ameliyattan 3-4 ay sonra aniden büyük miktar saç dökülmesi görülebilir. Ya da tiroid hormonunun fazla ya da az çalışması, ya da erkeklik ve dişilik hormonları olan androjen ve östrojen dengesizliğinden kaynaklı da olabilir. Ayrıca bazı ilaçlar da saç dökülmesine neden olabilir. Bu nedenlerden, saç dökülmesi yaşayan insanların öncelikle olarak bir doktora muayene olmaları önerilir.

Erkeklerde görülen “yaygın saç dökülmesi” durumunda ise, saç phototake_rm_photo_of_male_hair_loss dökülmesine sebep olan enzimleri durdurmak için kullanılabilecek doğal çözümler, çinko içeriği sayesinde, kabak çekirdeği ve dikenli palmiye meyveleri (saw palmetto) özüdür.

Ayrıca Anti-Aging uzmanı Prof. Dr.Mithat Yılmaztürk, genetik saç dökülmesine “Tonikum 101″ adlı ilacı tavsiye ediyor. Bununla birlikte Keten tohumu yağı (flex seed oil) kapsüllerinden günde 2 kez 1 kapsül alınmasının yararlı olacağını ekliyor.

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/02/29/cp/iyi101-20040229-102.html
http://familydoctor.org/online/famdocen/home/men/general/081.html

1 Yorum

Hangi balık sağlıklı? Hangileri zararlı?

balıkBalık, yüksek kaliteli protein içerip, balığın birçok çeşidinin yağ oranı düşüktür. Yüksek yağ oranı na sahip olanların da yağları, omega-3 yağ asidinden oluştuğundan dolayı sayısız faydası bulunmaktadır. Bu faydalardan bazıları ise: yağ yakımının artması, yağ depolanmasının azalması, kalp damar hastalığı riskini azaltması, depresyonu azaltmasıdır.

Ancak, faydalarının yanısıra, balık tüketiminde dikkat edilmesi gereken durum, ağır metal içeriğidir. Ağır metaller bazı balıklarda yüksek oranda dokularında birikmekte ve bu balıklarla beslendiğimizde vücudumuza giren ağır metaller, yavaş yavaş vücudumuzda birikip beyin ve kalp damar hastalıklarına yol açabilmektedirler.

Prof.Dr. Kenan Demirkol’un hangi balıkların tüketilmesi gerektiğini şu şekilde anlatıyor: “Özellikle küçük balıklar tercih edilmeli, çünkü büyük balıklar denizlerdeki ağır metaller açısından risk içeriyor. Ağır metaller balıkların yağlarında birikir, onları yediğimizde vücudumuzda serbest radikallere dönüşerek hastalıklara zemin hazırlar. Bu yüzden hamsi, sardalya, istavrit gibi küçük deniz balıklarını öneriyoruz.“

http://www.kenandemirkol.net/yayinlar.html

Prof.Dr.Mithat Yılmaztürk, Sağlıklı Yaşamak

Yorum yok

GDO Nedir?

GdoGünümüzde, çokça tartışılan G.D.O. (genetiği değiştirilmiş organizmalar), bir canlının gen sırasının değiştirilmesi ya da ona doğasında bulunmayan başka bir özellik kazandırılması yöntemiyle elde edilen canlı organizmalara verilen addır. Genetik mühendisleri tarafından uygulanan bir canlıdan diğerine gen aktarımı, bir çeşit kesme,yapıştırma ve çoğaltma işlemidir. İstenilen özelliği taşıyan gen önce bulunduğu canlının DNA sından kesilerek çıkarılıyor. Ardından vektör adı verilen taşıyıcı virüs ile bu gen başka bir canlının DNA molekülüne yapıştırılıyor.

Bu yöntemle ilk kez 1973’de bir bakteri yaratılmıştır. Bu gelişme bilimciler topluluğunda bu tür genetik uygulamaların potansiyel tehlikeleri olduğu konusunda endişelere neden olmuş Asilomar Konferansı’nda tartışmalara yol açmıştır.Herbert Boyer tarafından ilk kez Rekombinant DNA teknolojisini kullanan bir şirket  kurulmuş ve şirket, 1978’de escherichia coli bakterisinin genetik manipülasyon yoluyla, insülin üreten bir türünü yarattığını açıklamıştır.

Bu yolla elde edilen bitkiler, ilaçlara ya da zararlılara karşı daha dirençli oluyor. Bunun sonucunda kimyasal böcek ilaçlarının kullanılması azaltılmış oluyor. GDO teknolojisi günümüzde mısır ve pamuğun zararlılara, soya ve kanolanın böcek ilaçlarına, papaya ve kabağın da virüslere karşı dirençli olmasında kullanılıyor.

GDO Kullanılarak Üretilen Aşılar

Genetiği değiştirilmiş gıdalar ile ilgili ancak, GDO sayesinde İnsülin geninin domuzlardan alınıp bir bakteriye aktarılmasıyla diyabet hastalarına insülin sağlanabiliyor. Hormon eksikliği olan insanların faydalandığı, tiroid ve büyüme hormonları genleri, hayvanlardan kesilerek bakterilere aktarılma yoluyla elde ediliyor. GDO’lardan üretilen bir diğer gıda maddesi de şekersiz yiyecekler kullanılan Aspartame maddesi. Ayrıca hepatit B aşısı başta olmak üzere bir çok aşı GDO’lardan elde ediliyor.

Hangi Ürünlerde GDO Var?

GDO’lu ürünlerin geniş bir kullanım alanına yayılmasının en önemli nedeni GDO’lu soya ve mısırın bir çok ürün üretiminde kullanılıyor olması. GDO’lu soya; etsuyu tabletlerde, fındık-fısık ezmesi, çikolatalı ürünler, çeşitli unlu mamüller, süt tozu, hazır çorbalar ve hayvan yemlerinde; sucuk, salam, sosis gibi kırmızı etin kullanıldığı ürünlerde kullanılıyor. GDO’lu mısırın kullanıldığı alanlarsa;mısır yağı, bebek mamaları, hazır çorbalar, hayvan yemleri ve nişasta bazlı tatlandırıcılar yoluyla gazoz, kola ve meyve suları.

http://tr.wikipedia.org/wiki/GDO
Cohen, S., Chang, A., Boyer, H. & Helling, R. (1973) Construction of Biologically Functional Bacterial Plasmids In Vitro. Proc. Natl. Acad. Sci. USA 70, 3240-3244
Genetically modified organism (GMO)
Berg, P., Baltimore, D., Brenner, S., Roblin, R.O. III, Singer, M.F., “Summary statement of the Asilomar Conference on recombinant DNA molecules,” Proc. Nat. Acad. Sci. USA 72, pp. 1981-1984 (1975), also Science 188, p. 991 (1975).
Genentech: Press Releases – News Release September 6, 1978. insulin synthesis is the first laboratory production DNA technology.
Transgenic Animals, Dr. John W. Kimball, Harvard University

Yorum yok

Domuz Gribinden Korunma Yolları

domuz gribiDomuz gribinin taşınma yolları hapşırma, öksürme, burun akıntısı gibi yollarla ortaya çıkan zerrecikler iledir. İnsanlara bulaşma yolları ise, ağız, burun ve gözdür. Bunlar göz önünde bulundurularak korunma yolları, bildiğimiz gripten korunma yolları ile benzer olarak, şu şekilde sıralanabilir:

  • Elleri sık sık yıkamak. Bu yolla dokunulan yerlerde bulunabilecek virüsler vücuttan uzaklaştırılmış olur.
  • Elleri yüzden uzak tutmak. Ağız, burun ve göz yolu ile bulaştığından, bu yolla risk önemli öçlüde azaltılmış olur.
  • Sıcak içecekler tüketmek. Sıcak içecekler, boğaza yerleşen virüsleri mideye taşır. Virüsler midede üreyemediklerin bu yolla etkisiz hale gelmiş olurlar.
  • Bulunulan ortamları sık sık havalandırmak.
  • C vitamini ve B vitamini içeren gıdaları yeterli şekilde tüketmek. Yeterli tüketim sağlanamıyorsa, mutlaka doktor kontrolü altında vitamin desteği almak.
  • İçme suyu ya da havuz sularından herhangi bir bulaşma görülmemiştir.

http://en.wikipedia.org/wiki/Swine_influenza#In_humans_2

“Q & A: Key facts about swine influenza (swine flu) – Spread of Swine Flu”. Centers for Disease Control and Prevention. 24 April 2009. http://www.cdc.gov/swineflu/key_facts.htm. Retrieved 2009-04-26.

“Q & A: Key facts about swine influenza (swine flu) – Diagnosis”. Centers for Disease Control and Prevention. 24 April 2009. http://www.cdc.gov/swineflu/key_facts.htm. Retrieved 2009-04-26.

“CDC – Influenza (Flu) | Swine Influenza (Flu) Investigation”. Cdc.gov. http://cdc.gov/swineflu/investigation.htm. Retrieved 2009-04-27.

http://www.cdc.gov/H1N1flu/qa.htm

“Self protection measures”. LHC. http://pn.lifehugger.com/doc/989/Swine_Flu. Retrieved 2009-10-15

Yorum yok

Doğal Ağrıkesici: Mentol Çayı

mentol çayıYapılan bir çalışmaya göre, bir bardak Brezilya mentol çayı, piyasada bulunan analjesik (ağrı kesici) ilaçlara benzer şekilde ağrı kesici özellik gösteriyor.

Araştırmada, ‘Hyptis crenata’ bitkisinin Brezilya’da bin yıldır baş ağrısı,  karın ağrısı, nezle, grip gibi hastalıkların tedavisinde kullanıldığı belirtilmekte.

Newcastle üniversitesinin fareler üzerindeki çalışması, bin yıl önce doktorların haklı olduğunu kanıtlamış. Çalışma, Acta Horticulturae dergisinde yayınlanmış.

Çalışmayı yapan takımın üyeleri, geleneksel uygulamaya benzer şekilde uygulamak amacıyla, Brezilyada ilacın nasıl hazırlandığı ve ne kadar tüketildiği ile ilgili bir çalışma yürüttü.

En yaygın yöntemin ‘dekoksiyon’ olduğu görüldü. Bu, kuru yaprakların 30 dakika boyunca kaynatılması ve içim öncesi soğutulmasını içermekte.

Tadın bilinen mentolden farklı olduğu belirtildi. Geleneksel yöntemdeki kadar bir doz alındığında, aspirin çeşidi sentetik ilaçlardan Indometacin ile benzer etki göstermekte.mentol çayı

Takım, mentolün ne kadar etkili olduğunu öğrenmek için, klinik araştırmalar yapmayı planlamakta.

http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/8373791.stm

Yorum yok

Nar Suyunun Faydaları Nelerdir?

nar1Kıpkırmızı rengiyle çekici olan ancak yenmesinin zorluğundan dolayı az tercih edilen narın, faydaları saymakla bitmeyecek kadar çok.

Kalbinizi korumak için her sabah “bir avuç ceviz yeter” diyerek çığır açan ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, uzun ve sağlıklı yaşamın “Nar İksiri”ni açıkladı. Üstelik bu iksir, fazla tüketildiğinde kesinlikle zararı yok.

Dünyaca ünlü kalp uzmanı Mehmet Öz, nar suyu mucizesini açıkladı: Bol bol nar suyu içenin kalbi sağlam olur, kanserden ve cinsel sorunlardan korunur.

Başta kırmızı renkli olmak üzere tüm sebze ve meyvelerde vitamin bulunduğunu belirten Mehmet Öz, narın bu meyvelerden ayrılan tarafını ise şöyle açıkladı: “Narda, E vitamininden 20 kat daha güçlü olan polifenol maddesi bol miktarda bulunur. Antioksidan özelliği olan bu madde, aynı zamanda kalp hastalıkları ile cinsel problemleri önler.”

Öz’ün açıklamasına göre, 6 hafta boyunca nar suyu içen 45 kadın ve 45 erkekte kalp krizi riski yüzde 17, kansere yakalanma riski yüzde 22, cinsel problem yaşama riski ise yüzde 16 oranında azalıyor.

Narın olumlu etkisinin tüm meyvelerden çok daha kısa sürede ortaya çıktığını söyleyen ünlü bilimadamı, “Nar aşırı tüketildiğinde bile herhangi bir olumsuz etki yapmaz,” dedi.

Önceki araştırmalarda da, narın şu faydaları ortaya çıkartılmıştı:

• Kolestrolü ve şekeri dengeliyor,
• İshali kesiyor,
• Bağışıklık sistemini güçlendiriyor,
• Prostat ve cilt kanserini önlüyor
• Enfeksiyon ile alerjileri önlüyor
• Yaraları iyileştiriyor.”

Ayrıca narın içinde bulunan “antosiyanin” grubu, beynin onarımının yaşa bağlı olarak azalmasını engeller. Bir bardak nar suyu günlük A,C ve E vitamini ihtiyacının yüzde ellisini karşılar. Bu vitaminler de beyin fonksyonlarının, yaşa bağlı olarak azalmasını engeller.

http://www.realage.com.tr/v2/Nar-Suyu-icin-Kalp-Krizinden-Korunun_1_24660.htm

http://www.livestrong.com/article/24628-benefits-pomegranate-juice/

, , , ,

2 Yorum

Doğanın Mucizeleri: Dikkat Toplama Teorisi

doğaDikkat Toplama Teorisine göre (Attention Restoration Theory), insanlar bakir doğada vakit geçirmelerinin ardından, hatta bir doğa manzarasını seyretmelerinin ardından, daha kolay konsantre olabiliyorlar.

Teori, Rachel ve Stephen Kaplan tarafından geliştirilmiş ve  1980′lerde yayınlanan,  “The experience of nature: A psychological perspective” kitabında anlatılmış.

Ayrıca zihinsel dikkat toplama amacının yanısıra, doğada vakit geçirmenin, medikal alanda da faydaları olduğu görülmüş.

Stresi Önleme

Doğa, dikkati geliştirmesinin yanısıra, insanların stres azaltmada da faydalı  olmakta. Çalışanlardan molalarında doğa içinde vakit geçirdiklerinde, işlerine daha sakin, dinlenmiş ve enerji dolu olduklarak döndükleri görülmüş.

Sağlık Üzerine Etkileri Etkileridoğa

Ameliyattan çıkan hastalardan, doğa manzarası olanların, sadece duvara bakan penceresi olanlara göre, ameliyattan daha az etkilendikleri, daha çabuk iyileştikleri ve daha az ağrı kesici ilaca ihtiyaç duydukları görülmüş.

http://en.wikipedia.org/wiki/Attention_Restoration_Theory

Yorum yok

Gıdalar Nasıl Pişirilmeli ve Hazırlanmalı?

Enerji kaynağı olarak kullandığımız besinler, doğru pişirilmediğinde tüm faydalı etmenlerini kaybedebilirler. Hatta zararlı hale bile dönüşebilirler. Besinleri pişirme ve hazırlama sırasında birkaç konuya dikkat edilerek, yararlı besin öğelerinin kaybı engellenebilir

haşlama sebze

Sağlıklı Pişirme Yöntemleri

Besinler, pişirmeden önce, küçük parçalara doğranıp yıkandığında, içlerindeki yararlı maddeler suyla birlikte akıp gider. Besinleri önce yıkayıp sonra doğramak gereklidir.

Besinler gerekli miktarda suda pişirilmeli ve haşlama suyu dökülmemelidir.

Pişirmede haşlama yöntemi tercih edilmelidir.

Yağın yanması ile zararlı maddeler açığa çıktığından, yağın yemeklere piştikten sonra konması önerilir.

Donukken çözünmüş bir gıda maddesinin tekrar dondurulması zararlıdır.

Meyve suları ancak taze sıkıldığında faydalıdır. Bekletildiğinde, içlerindeki yararlı maddeler kaybolur.

,

Yorum yok

Yüzme Öncesi ve Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Yüzmeye başlamadan önce ağır bir öğün yemekten kaçının. En az 45 dakika öncesinde yemeyi bırakmış olmanız yüzmegerekmekte.
  2. Açık alanda yüzüyorsanız, güneş kremi sürmeyi unutmayın.
  3. Isınma egzersileri yapın.
  4. En az 15 dakika esneme egzersizleri yapın. Böylelikle kramplardan ya da incinmelerden korunmuş olursunuz.
  5. Bone takmayı unutmayın, havuzdaki klor saçınızı yıpratabilir.
  6. Hemen havuza dalmayın. Vücudunuzun sıcaklığa alışması için havuza yavaş yavaş girin.
  7. Yüzme boyunca, su içmeyi unutmayın. Çünkü yüzme de bir egzersizdir ve vücudunuz egzersiz sırasında suya ihtiyaç duyar.
  8. Kramp girmesi durumunda yüksek sesle bağırmaktan çekinmeyin.
  9. Yüzmeden sonra vücudunuzu gerekli iyice ve uygun bir sabunla temizleyin. Havuzdaki kloru üstünüzden uzaklaştırmak gereklidir.
  10. Diyette iseniz yüzdükten sonra, yemenizi kontrol altında tutmalısınız, çünkü yüzdükten sonra çok aç hissederiz ve kontrolsüz yeme eğilimine gireriz.

Yorum yok